10 Şubat 2011 Perşembe

Yıldız Şale

Tatilde her yeri geziyoruz. Mesela Yıldız Şale'ye gittik. Orası çok güzel bir köşktü ama asıl eğlenceli olan oraya gitmesi ve dönmesiydi çünkü etrafı ormanla çevrili bir yoldan çıktık. Dönüşte ormandan geçtik. Orada sincap bile gördük. Tabi köşkün içi de çok güzeldi. İçeride bir sürü oda vardı. Ama içelerinde beni en çok etkiliyen oda salon oldu çünkü yaklaşık 460 metrekareydi! Yani  bizim evden yanyana 4,  üstüste 2 tane olmak üzere 8 tane sığıyordu!



Tabi köşkün içinde resim çekilmediği için oraları gösteremiyorum.

Kök Hücre

   Kök hücreler, yeni doğan bebeklerde ve kemik iliklerinde bulunan çekirdekteki bilgilere göre gerektiğinde istenilen hücrelere dönüşen temel hücrelerdir. İstenilen hücreye dönüşebildikleri ve çabucak uyum sağlayabildikleri için hastanelerde kullanılırlar. Ayrıca kandaki ve ya kemik iliğindeki (kısaca yetişkinlerdeki)kök hücreler, bebeklerdeki gibi değildir. Yetişkinlerdekiler daha az üretilir ve daha az kullanılırlar.
                                                        KÖK HÜCRE MUCİZESİ
   Güney Kore'de 20 yıl önce geçirdiği bir kaza sonrası felç geçiren ve yatağa mahküm olan bir kadının omuriliği kordon kanından (yani embriyonun anne karnındayken besin ve oksijen aldığı yer) elde edilen kök hücrelerle tedavi edilmiş.

1 Şubat 2011 Salı

Norveç

Bugün Norveçle ilgili bir yazı yazmak istedim çünkü yeni kitabımda bahsediliyordu. Norveç buzların, kayağın ve vikininglerin ülkesidir. Norveçlilerin bir atasözü de şudur: "Her Norveçli kayakla doğar!". Kayak Norveçlilerin atasporudur. Norveç, aynı zaman da vikingleriyle ünlüdür. Vikingler, kıyılarda yağma yapan kişilerdir.

29 Ocak 2011 Cumartesi

karneee!

Karneleri almak bizim en büyük zevkimizdir. Tabi karnemin hepsi 5. Karnelerden sonra doğru Natilüs'e gittik. Orada kitap fuarı vardı. Bir sürü kitap aldım. İçlerinde bir tatil kitabı, onun içinde de harika bilgiler var. Tatilde (pazartesinden itibaren) oradaki yazıları yazıcam.

22 Ocak 2011 Cumartesi

Kitap Yazmak

Kitap okumak kadar kitap yazmak da çok eğlencelidir. Kitap okurken başka yerlere ve ya dünyalara gidersiniz. Kitap yazarken ise oraları kendini yaratırsınız. Kitaplar için imkansız yoktur. Ben de şu anda bir kitap yazıyorum.

2 Ocak 2011 Pazar

Mutlu Yıllar

Herkese mutlu, mesut, iyi, güzel ve sağlıklı bir yıl diliyorum. Mutlu yıllar.

25 Aralık 2010 Cumartesi

İstiklal Caddesi

Bugün bu caddeyi gezdik. Çok güzel bir yer. Hem çok sevdik hem de çok eğlendik.

 










Önce motorla (denizde olanıyla) karşıya geçtik. Oradan İstiklal Caddesi'ne biraz dolmuşla, biraz da yürüyerek gittik. 

Orayı önce tranvaya binerek, sonra da yürüyerek gezdik.
Caddede bir sürü yer gördük.


Sanat galerisini de gezmeyi unutmadık.
Sonra Tünel'e bindik (yani dünyanın 2. metrosu!) ve dönüşte vapura bindik. Martılara simit attık.


2 Aralık 2010 Perşembe

KLP

Baştan açıklayayım KLP Kapsamlı Lego Projesi anlamınagelir. Bu da bizim bütün Lego City'lerimizin birleştiği şehir oluyor (daha doğrusu şehrin yapılmasına verilen ad).  


Bu şehri yapmak için tam 1 hafta uğraştık. Sonucunda da benim çok sevdiğim, kardeşimin ise oynamaya can attığı bu şehir ortaya çıktı.

27 Kasım 2010 Cumartesi

Gelişme

Dün okuldan gelince babam bilgisayardaydı. Bir de ne göreyim! Geçen gün kurulamayan oyunu kurmuş! Çok sevindim ve hemen oynadım. Çok güzeldi.

20 Kasım 2010 Cumartesi

Açılış Töreni

Dün Burhan Felek Spor Salonu'nun açılışına gittik. 5 saat sürdü! İlk önce konuşmalar oldu ama ben hiçbirini dinlemedim. Sonra dans gösterisi oldu. Gösteri fena değildi ama yine de biraz sıkıldım. Daha sonra eski voleybol oyuncuları maç yaptı. Ama en güzeli en son olan Fenerbahçe'nin voleybol maçıydı (hangi takımla karşılaştığını hatırlayamıyorum). 3-1 yendik.

14 Kasım 2010 Pazar

İlk Basketler


Bugün Bilgehan basketbol kursunda küçük ve büyük potalara 3'er basket attı. Bravo sana Bilgehan. İşin komik yanı başta hiç gitmek istemedi. Şimdiye kadar çok çalıştı ve başardı.

7 Kasım 2010 Pazar

Deneme 1,2,3

Dün (yani cumartesi) dayımın "Süper Can" adını verdiği (yani verdikleri çünkü onun çalıştığı yerdekilerle hep beraber hazırlamışlar) bilgisayar oyununu denedik. Doğrusu zordu. Bu yüzden de konuşup bazı yerlerini kolaylaştırmaya karar verdiler. Sonra da kolaylaştırılmış halini bize verecekler. Acaba ne zaman olacak?

4 Kasım 2010 Perşembe

Kitap Fuarı

Güya kitap fuarına gittik ama gören gökten yağan kitapları aldık sanır. Bir de hiç üşenmeden (merakla) hepsini saydım. Tam 30 tane çıktı! Bu kitapların 6'sı benim (aslında 7'si ama birini annemler almış). Fuara tam 40 TL ile girdim ama sadece 3TL ile döndüm. Sizin de gitmenizi isterim:)

3 Kasım 2010 Çarşamba

Evcil Hayvanım: Hex

Biliyorum Hex garip bir ad. Aslında adı Rex olacaktı ama balığıma farklı bir isim koymak istedim. Bu arada başlamışken bahsedeyim sakın balıkları sıkıcı sanmayın! Önce ben de sıkıcı sanıyordum ama Hex'e hareket öğrettik. Tabi ateş çemberinden atlamıyor:) Onun yerine elindeki yemi (yakındaysa) zıplayıp alıyor.

30 Ekim 2010 Cumartesi

En Sevdiğim Canavar: Ejderha

Ben ejderhaları çok severim çünkü onlar yılanların evrimi gibiler. Çoğu kişi onları alev kusan canavarlar olarak bilir. Ama onlar sudan tutun aklınıza gelebilecek her şeyi atabilirler.

En Sevdiğim Hayvan: Yılan

Yılanları çok severim çünkü çok ilginç birer sürüngendirler. Ayrıca (bence) hem güçlü hem de güzellerdir.

29 Ekim 2010 Cuma

29 Ekim herkese kutlu olsun!

Manowar

Ne yazsam diye düşünürken bu şarkı (Manowar) çalıyordu. Ben de böyle bir yazı yazmak istedim. Manowar annemin en sevdiği gruplardan biridir. Tabi ki bu beni de etkiledi. Bu yüzden ben de bu grubu çok seviyorum.

İlk Günüm

Daha demin biten bloğuma hoş geldiniz! Bu fikri annem verdi çünkü onun bloğuna resim arıyorduk. Sonra ona bloğunu çok sevdiğimi söyledim.O da bana yapabileceğimizi söyledi.İşte 1 saat süren bloğum hazır.